Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ticaret Bakanlığının desteği ve Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) organizasyonuyla Ankara’da gerçekleştirilen "İnşaat Zirvesi Türkiye" programında yaptığı konuşmada, inşaat sektörünün Türkiye ekonomisinin büyüme ve kalkınmasında stratejik bir rol üstlendiğini belirtti.
Sektörün yalnızca ekonomik büyümeye katkı sağlamadığını, aynı zamanda enflasyonla mücadele sürecine de destek verdiğini ifade eden Yılmaz, inşaat alanının gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 6’sını oluşturduğunu, diğer sektörlere olan etkileri dikkate alındığında bu katkının çok daha yüksek seviyelere ulaştığını söyledi.
Türkiye ekonomisinin 2002-2025 döneminde yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüdüğünü hatırlatan Yılmaz, aynı dönemde inşaat sektörünün yüzde 6,8 büyüme kaydettiğini belirtti. Geçen yıl ekonominin yüzde 3,6 büyüdüğünü, inşaat sektörünün ise yüzde 10,8’lik performans sergilediğini aktaran Yılmaz, bu yılın ilk çeyreğinde de sektörün büyümesini sürdürdüğünü kaydetti.
Sektörde doğrudan istihdam edilen kişi sayısının 2,2 milyonu aştığını vurgulayan Yılmaz, Türk müteahhitlik firmalarının bugüne kadar 138 ülkede yaklaşık 563 milyar dolar değerinde proje üstlendiğini ifade etti. Dünyanın en büyük uluslararası müteahhitlik şirketleri sıralamasında firma sayısı bakımından Türkiye'nin Çin'in ardından ikinci sırada yer aldığını belirten Yılmaz, dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması arasında 45 Türk şirketinin bulunduğunu söyledi.
Yapı malzemeleri sektörünün de geçen yıl 35,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini dile getiren Yılmaz, sektörün toplam mal ihracatının yaklaşık yüzde 13’ünü karşıladığını ve küresel pazarlardaki konumunu her geçen gün güçlendirdiğini ifade etti.
Bölgesel çatışmaların sona ermesiyle yeniden imar çalışmalarının hız kazanacağını belirten Yılmaz, bunun Türk müteahhitlik ve yapı sektörüne yeni fırsatlar sunacağını söyledi. Hükümet olarak sektörü desteklemeyi sürdüreceklerini vurgulayan Yılmaz, fuar desteklerinden TURQUALITY programına kadar birçok alanda ihracatçıların yanında olduklarını kaydetti.
İnşaat sektöründe dijital ve yeşil dönüşümün önemine dikkat çeken Yılmaz, yapay zeka ve yeni teknolojilerin sektörde köklü değişimlere yol açtığını belirtti. Türkiye’nin kalkınma politikalarının merkezinde dijitalleşme ve sürdürülebilirliğin bulunduğunu ifade eden Yılmaz, şehirlerin geleceğinin de bu dönüşüme bağlı olduğunu söyledi.
Afet risklerinin yönetilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, kentsel dönüşümün bir seçenek değil, insan hayatını koruyan zorunlu bir süreç olduğunu dile getirdi. Riskli yapıların dönüştürülmesinin ve şehirlerin daha dirençli hale getirilmesinin hayati önem taşıdığını belirten Yılmaz, bu süreçte inşaat sektörüne önemli görevler düştüğünü ifade etti.
Akıllı şehir uygulamaları, gelişmiş yapı teknolojileri, dijital altyapılar ve sürdürülebilir ulaşım sistemlerinin şehirlerin dayanıklılığını artıracağını söyleyen Yılmaz, küresel ölçekte de bağlantısallık ve dayanıklılık kavramlarının öne çıktığını kaydetti.
Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Afrika'nın kesişim noktasında yer aldığına dikkat çeken Yılmaz, Zengezur Koridoru, Kalkınma Yolu ve Hicaz Demiryolu gibi projelerin yalnızca ulaşım değil; enerji, dijital iletişim ve ticaret açısından da stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.
Bölgedeki savaşların ekonomik maliyetler doğurduğunu ancak orta vadede önemli fırsatların ortaya çıkacağını ifade eden Yılmaz, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda mühendislik gücü, üretim kapasitesi ve teknoloji odaklı dönüşümün daha ileri seviyelere taşınacağını söyledi.
Programın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve beraberindeki heyet, zirve alanında kurulan stantları ziyaret ederek sektör temsilcileriyle bir araya geldi.