Tarımda her yeni tartışma bizi aynı soruya getiriyor: Kaynak mı eksik, akıl mı? Türkiye’de tarımsal destek araçları azımsanacak düzeyde değildir. Asıl mesele bu araçların aynı hedefe bakıp bakmadığıdır.
Yatırım kararı bir kredi onayından ibaret değildir. Bölgesel ihtiyaç, pazar talebi ve değer zinciri birlikte düşünülmelidir. Aksi halde bazı ürünlerde arz fazlası oluşurken bazı alanlarda boşluk kalır.
IPARD deneyimi kırsal kalkınma alanında önemli bir birikim sağladı. Ancak küresel rekabet yeni başlıklar açıyor. Bitki bazlı ürünler, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik artık temel parametrelerdir. Yatırım planlaması bu dönüşüme göre yapılmalıdır.
Türkiye üretim gücü yüksek bir ülke. Ancak dünya markası oluşturmak yalnızca üretimle mümkün değildir. Finansman, kurumsal kapasite ve stratejik koordinasyon gerektirir. Küçük üretici ile güçlü şirket arasında kurulan doğru bağ, küresel pazara açılan en sağlam kapıdır.
Tarımda mesele yeni tabela asmak değildir. Dağınık kaynakları ortak hedefe yönlendirecek bir akıl mimarisi kurmaktır.